YENİ TÜKETİCİ KANUNUNA – EK TEKLİF

Türkiye Büyük Millet Meclisi açılır açılmaz muhtemelen Tüketici Hakları konusundaki
yeni kanuni düzenlemenin de Meclis Genel Kurulu gündemine alınması beklenmektedir.
29 Haziran 2013 tarihindeki TÜKETİCİ BİLİNCİ (4) TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET
MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA AÇIK MEKTUP başlıklı yazımızda yeni kanuni düzenlemeyle
ilgili 13 madde üzerinde Tüketiciyi Destekleme Derneği İstanbul Şubesi olarak teklif ve
değerlendirmelerimizi ifade etmiş idim.
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Tasarısı Taslağında tespit ettiğimiz hususlarla
ilgili yazıma yine tüketicilerin mağduriyetine sebep olmaması için; ilave olarak iki hususun
daha önem ve değerini özellikle belirtmek istiyorum.
Bunlardan birisi toplumda banka kartı sahibi olan hemen herkesin hemfikir olduğu
husustur. Yeni kanunda bankaların aidatsız kredi kartı çıkartması gerektiği belirtilirken,
eski uygulamayla veya eski kartlarla ilgili bir açıklık getirilmemiştir. Haksız şart hükmünde
olduğu kesinleşen uygulamalardan da belli tazminatlar alınabileceği hüküm altına alınmalı
ki caydırıcı olsun. Aksi takdirde 150 milyonu aşan kart sahibi mağdur vatandaşlardan sadece
500 kişiden birisi hakkını arıyorsa, 499 kişi göz göre göre sistemin kurbanı oluyor. Bu sebeple
devletten beklenen gerekli denetimlerin yaptırılarak, bir yapılandırma içinde ve muhakkak
ki yapılan haksız kesintilerin, kesilme biçimine uygun olarak, tüketicinin hiçbir talebi
olmaksızın hesaplarına iadesi sağlanmalıdır. Tüketicilerin devletten beklentileri, bankacılık
sektörünün üst kuruluşu olan BDDK’nın bu görev ve sorumluluğu yerine getirmesinin
sağlanmasıdır. Özellikle BDDK’nın bankacılık işlemleriyle ilgili olarak bütün uygulamaların
kanunlara ve yargı kararlarına kesin uygunluğunu gözetmesi sağlanmalı ve hatta bankacılık
işlemleri sebebiyle TSHH’ne yapılan müracaatları, TSHH’nin takip ettiği aynı kriterleri
gözeterek sonuçlandırabilmelidir. Böylece yargı yükü de nispeten hafifletilmiş olunacak,
diğer alanlardaki tüketici hakları müracaatlarının kanuni süre içinde cevaplandırılmasına
imkân doğacaktır.
Belki, hukuki düzenleme içinde her türlü keyfi uygulamalarla ilgili haksızlığın
devamında veya tekrarında, kasıtlı işlem yapmakta ısrar etmesine muhatap kişi ve kurumların
belli bir tazminat alma hakkı olmalı ki, karşı taraf yanlış uygulamalarından vaz geçsin. Aksi
takdirde, bugünkü duruma göre 150.000.000 dan fazla (ortalama olarak kişi başına düşen 4 )
kart sahibinden ayrı ayrı ve 65’ten fazla değişik ad altında haksız, hukuksuz, sözleşmesiz ve
keyfi kesintiler sebebiyle milyarlarca lira tüketiciden alınmaya devam edecektir. Ve toplumsal
olayları okuyabilen uzmanların yorumlarını dikkate aldığımızda, toplumda bankalara karşı
yıllar içinde oluşmuş ve birikmiş olumsuz kanaatin, telafi edilemez boyutlara ulaşmaması
için, en kısa zamanda tedbir alınması gerektiği hususunu da, bu vesileyle belirtmek istiyorum.
Ayrıca bir başka husus da satın alınan ürünlerin garanti süresi bittikten sonraki
dönemiyle ilgilidir. Ürünün kullanım ömrü süresince servis hizmetinin verilmesi gerektiği
halde, bunların yapılmaması halinde müteselsilen sorumlu üretici veya imalatçı firmaların
ne tür yükümlülükleri veya sorumlulukları olacağı da, yeni kanunda belirtilmesi gereken
hususlardan biri olmalıdır.
Tüketici dayanışmasıyla oluşturulan sivil toplum kuruluşlarından Tüketiciyi
Destekleme Derneği çatısı altında bütün bu çalışma ve hatırlatmalarımızın nihai hedefi;
ülkemizde tüketicilerin haklarının korunmasının yanı sıra, sağlıklı bir piyasa düzenine
kavuşulmasına da üzerimize düşen görev kadar katkıda bulunmaktır.

%d blogcu bunu beğendi: