REKLAM KURULU

Reklam Kurulu ve ihtisas komisyonlarının görevleri düzenlenen Reklam Kurulu Yönetmeliği ile belirlenmiştir. Kurul; Gümrük ve Ticaret Bakanının görevlendirdiği Genel Müdür başkanlığında on dokuz üyeden oluşur. Adalet, Gıda, Tarım ve Hayvancılık, Sağlık, Kültür ve Turizm Bakanlıklarının, Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun, Türk Standartları Enstitüsünün, Yükseköğretim Kurulunun, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin, Türkiye Medya ve İletişim Meclisinin, Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonunun, Tüketici Konseyinin, Reklam verenler ve Reklamcılar dernek üst kuruluşlarının, Türk Eczacıları ve Türk Diş Hekimleri Birliğinin, Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyinin ve Türkiye Barolar Birliğinin görevlendireceği birer, Ankara, İstanbul ve İzmir büyükşehir belediyelerinin kendi aralarından seçeceği bir üye kurulun diğer üyelerini oluşturur.

Kurul; kanunda belirtilen esaslara uygun olarak ticari reklamlarda uyulması gereken ilkeleri belirleyerek haksız ticari uygulamalara karşı tüketiciyi korumaya yönelik düzenlemeleri yapar ve Bakanlık aracılığıyla duyurur. Ayrıca ticari reklam ve haksız ticari uygulamaları inceler ve denetler. Sonuçlara göre de kanunda belirtilen yükümlülüklere aykırı hareket edenler hakkında idari yaptırımları uygular. Kurul, tedbiren durdurma kararı verme yetkisini Başkana devredebilir. Kurul, ülke koşullarının yanı sıra evrensel kabul görmüş tanım ve kurallar ile gelişmeleri de dikkate alarak, ticari reklamlarda uyulması gereken ilkeleri belirler ve haksız ticari uygulamalara karşı tüketiciyi korumaya yönelik düzenlemeleri yapar. 

Kurula başvurular yazılı olarak veya elektronik ortamda yapılabilir. Başvuru sahibi gerçek kişinin adı, soyadı ile T.C. kimlik numarası ve adresini, tüzel kişinin ise unvanı ve adresini içeren başvurular kurulca değerlendirilir. Ticari reklama ilişkin başvurularda şikâyet edilen reklamın yayınlandığı mecra, tarih, şikâyetin konusu gibi belirleyici hususlara; haksız ticari uygulamaya ilişkin başvurularda ise şikâyetle ilgili bilgi ve belgelere yer verilir. Şikâyet edilen reklamın, yazılı ya da basılı olanlarının asılları dilekçeye eklenir. Eklenecek nitelikte olmayanların görüntüleri başvuru sahibi tarafından sağlanır.

Kurulca gerekli görülen hallerde ilgili kişi, kurum ve kuruluşlardan yazılı olarak bilgi veya görüş istenir. İlgililerin, kurulca istenen belgelerin aslını veya onaylı kopyalarını vermesi zorunludur. İstenen bilgi ve belgelerin Bakanlığa iletilmesi için en fazla on beş günlük süre tanınır. Bakanlık gerekli hallerde bu süreyi uzatabilir. Kurul, gerekli gördüğü takdirde ihtisas sahibi üniversite, kamu kurum ve kuruluşları veya özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilerin görüşüne başvurabilir.

Kanun ile Kurula verilen görevlerin yürütülmesini sağlamak, gerekli görülen hallerde ticari reklam ve haksız ticari uygulamalar ile ilgili resen inceleme veya denetim başlatmak veya kurul tarafından verilen yetki çerçevesinde, gerekli görülen hallerde ticari reklam ve haksız ticari uygulamaları tedbiren durdurmak, Kurul Başkanının görevlerindendir. Kurul tarafından alınan kararlar Bakanlıkça uygulanır ve tüketicilerin bilgilendirilmesi, aydınlatılması ve ekonomik çıkarlarının korunması amacıyla açıklanır.

İhtisas komisyonları, kendilerine tevdi edilen dosyalar ve gerekli gördüğü konular hakkında inceleme ve araştırma yaparak görüşlerini bir raporla Reklam Kurulu Başkanlığına sunar. İhtisas komisyonları, ayda en az bir defa veya ihtiyaç duyulduğu her zaman Komisyon Başkanının çağrısı üzerine toplanır ve toplantıya katılanların çoğunluğu ile karar verir.

Buraya kadar yönetmelikle ilgili hususları özetlemiş oldum. Reklam Konseyi yazımızda da; Ticari reklamların genel ahlaka uygun olması kanun gereği olduğundan, ortak genel ahlak kriterimizden, toplumun temel değerleri veya manevi değerlerine aykırı uygulamalarla ilgili genel hoşnutsuzluktan ve uygulamaların gençlerimizi tehdit ettiğinden bahsetmiştim. Bu yazımda da, yine konuyla ilgili bütün kişi ve kurumların aynı sorumluluk içinde olması gerektiğini ifade etmek istiyorum.

Kurul, evrensel kabul görmüş gelişmeleri dikkate alırken, ülke koşullarını görmezlikten gelmemelidir. Hatta reklam unsurlarının, ülkemizde hâkim olan, asırlar boyu hassasiyet gösterilmiş, şahsiyetli, istismara kapalı, gelişmelere açık milli kültür unsurlarıyla çelişip çelişmediğine bakılması zarureti, kurulun ilk ve en belirleyici vasıf olarak tespit ve ilan edeceği bir husus olmalıdır. Yoksa medeniyet diye, moda diye içimize sızdırılan, hem haksız rekabet, hem de kültürel erozyona sebep olacak şekilde, görsel malzemenin teşhir edildiği alanların büyük bir bölümünün işgal altında tutulmasına fırsat verilmesi, gelecek idealleri olan millet evlatlarının kayıtsız kalacakları bir durum olmamalıdır.  

Tarihe bakıldığında milletler yok edilmek istendiğinde, önce onların kültürlerinin hedef alındığı görülecektir. Onların milli zevk ve tasavvuruna ait her unsura aykırılıkların desteklendiği, inanç ve ahlakıyla bağdaşmayacak şekilde, onlarla irtibatlı olarak kullandığı her obje, eşya, ses ve görüntü yerine ikame edeceği ürünlerin teşvik edildiği görülecektir. Bir süre sonra, o ülkelerde kendileri gibi düşünen insanlar oluştuğunda da, artık çöküş mukadder olmaktadır. Biz bu ülkenin tüketicileri olarak, ülkemizin tüketilmesine seyirci kalmayacağız. Bunun böyle bilinmesini ve herkesin adımlarını buna göre atmasını, sorumluluk mevkiinde olanların inisiyatif kullanırken cesaretli, basiretli ve feyizli davranmalarını bekliyoruz. 

SÖZ İZİ: Bir şeyi değerli kılan; pahalı olması değil, paha biçilmemesidir. K.E.Ö.

%d blogcu bunu beğendi: