KURBAN HAZIRLIĞI

Bu yazıyı okuduktan sonra atmayınız. Bir hafta sonra alacağınız kurbanlarla ilgili dikkat edilmesi gereken hususları hatırlatmanızda size yardımcı olabilir. Kurban bayramının ilk üç gününde ibadet maksadıyla kesilen kurbanla ilgili konuları yeniden gözden geçirmeliyiz.

1)  Kurbanlık seçerken nelere dikkat edilmelidir: Kurban olacak koyun 1 yaşında olmalıdır. (Annesi büyüklüğünde “1 yaşındaki gibi” gösterişli olmak şartıyla 7-8 aylıktan büyük koyun kurban edilebilir.) Keçi ise mutlaka 1 yaşını doldurmuş olması gerekir. Sığır ise en az 2 yaşında olmalıdır. Kurbanlık hayvanın Veteriner Sağlık Raporu ve/veya Menşe-i Belgesi ( Şehadetname ) bulunmalı; gözleri, derisi ve kılları parlak ve canlı olmalıdır.

2)  Kurbanlık addedilmeyen özür sahibi hayvanlar şunlardır: Bir veya iki gözü kör, Kulakları kopuk, Bir veya iki boynuzu kökünden kırık, Kuyruğunun yarısı kopmuş veya doğuştan kuyruksuz, Dişlerin çoğu dökük, Meme başları kopuk, Kesileceği yere yürüyemeyecek kadar topal, Belirgin halde hasta, Kemiğinde iliği kalmamış derecede zayıf ve/veya gebe olmamalıdır. (Dini açıdan detaylı bilgi ilgili resmi kurumlardan öğrenilebilir.)

3)   Kesim Öncesi Yapılması Gerekenler: Kurbanlık hayvanlar uzun yoldan gelmişse kesilmeden önce mutlaka dinlendirilmeli ve en az 8 saat aç tutulmalıdır. Hayvan kesim yerine götürülürken ürkütülmemeli; müşfik davranılmalıdır. Sert davranmak hayvanları daha da hırçınlaştırmaktadır. Kesim sırasında hayvan eziyet çekmeyecek şekilde kontrol altına alınmalıdır. Kesim işlemi çok keskin bir bıçakla ve ehil kimselerce yapılmalıdır. Kurban Kesimi ile ilgili önemli bilgiler bir sonraki yazımızda ele alınacaktır.

Mübarek dinî bayramlarımız; milletimizin örfüne, âdetine, evladına, ecdadına, konusuna, komşusuna sahip çıkma, toparlanma, kendine gelme, toplum içindeki sorumluluklarını hatırlama günleridir. Ancak; büyükşehirlerde bayramlarımıza olan ilgi eskisine göre birçok farklılık göstermektedir. Teknolojinin gelişmesine paralel olarak artan iletişim imkânları ve büyükşehirlerde yaşanan diğer zorluklar sebebiyle, farklı muhitlerdeki bırakın akraba ve dost ziyaretlerini, aynı binadaki komşular arası görüşmelerin bile çok kolay gerçekleşmez iken; ilçeler, iller ötesi ülkeler ve hatta kıtalararası görüşmeler hiçbir zorluk yaşanmadan hemen her gün gerçekleşebilmektedir. Büyükşehirlerdeki insanlar, son yıllarda birbirlerine olan özlemlerini kısmen de olsa teknolojik imkânlarla, hem de bayramları beklemeden giderebilmektedirler. Yorucu iş hayatı, trafiğin yoğunluğu, hayat pahalılığı da büyükşehirlerde yaşanan bayramları farklılaştıran diğer önemli etkenlerdir.

Her şeye rağmen ülkemiz insanının inancıyla irtibatlı iki bayramdan biri olan Kurban Bayramı, milletçe coşkuyla kutladığımız bir bayramdır. Büyükşehirlerdeki hayatın akış hızı dinî ve milli unsurları gölgelemektedir. Nüfus yoğunluğu daha az olan muhitlerde ise, bu günlerin mana ve önemine uygun bir hayat tarzının hüküm sürdüğü görülmektedir. İşte üzerinde özellikle durmak istediğim husus budur. Tüketici bilincine en büyük hizmet, bayramlarımız gerektiği şekilde yaşandığında gerçekleşmektedir. Bayramlaşmalar; büyüklerin bilgi, görgü ve tecrübelerini yansıtmak için birer fırsat günleridir. Belki birbirleriyle nadiren görüşen çoğu kişi, bayram hoşgörüsüyle birbirlerini can kulağıyla dinleyen muhataplar, kim bilir nice bilgileri birbirlerine ayaküstü aktarıverirler. Veya yaşadıkları bir sorunu daha sonra aktarıp bilgi almak için adreslerini güncellerler.

Öte yandan herkesin kendi dünyasında unutamadığı bazı konular olabilir. Genellikle ülkemizde yaşanılan haksızlıklara toplumun büyük çoğunluğu maruz kalmakta ve bu haksızlıkları da hiçbir şekilde hazmedemediklerini ifade etmektedirler. Zaten, bizim hiçbir zaman aklımızdan çıkmayan, yaptığımız büyük fedakârlıklar değil, bize yapılan haksızlıklardır. İşte bayram günlerinin müşterek konularını, bu haksızlık ve kimi kurumların yanlış uygulamaları gelmektedir. Bütün insanlar, kendilerini etkileyen ve çözemedikleri sorunlarla beraber oturur, onlarla beraber kalkarlar. İlk fırsatta da misal olarak, bankaların tüketicilerden çeşitli ad altında yaptıkları kesintiler, bazı elektrik dağıtım şirketlerinin yanlış uygulamaları, internet hizmeti veren veya GSM operatörlerinin tüketiciyi yanıltan haksız uygulamaları, bazı özel hastanelerde hastalara tedavi sonrasında belge tanzim etmeyerek ya fazla ücret almaları veya mükerrer işleme yönelmeleri gibi toplumun büyük bir kesimini ilgilendiren çeşitli sorunlarla ilgili konular gündeme getirilir. Bu hem bir çözüm yolu olup olmadığını öğrenmek, çözüm yoksa, aranması ve de bu konulardan haberdar olmayanları da haberdar etmek için bayram sohbetlerine dahil ediliverir. İşte bu uyarma, bu hatırlatma, bu arayış toplumda müşterek bir tavrın gelişmesine yol açar. Böylece; haksızlıklara sebep olan kişi ve kurumlara karşı toplumsal bir direnç oluşur. Belki bu oluşum biraz zaman alır, fakat yaptırım gücü çok yüksek olduğu için, kimse toplumun sessizliğini denemeye kalkmamalıdır. Tüketici tercihleri kurumları kalkındırdığı gibi, bir daha piyasaya çıkamayacak şekilde batmasına da sebep olabileceği unutulmamalıdır. Tüketici dayanışması onun için çok önemlidir. Birçok müşterek problemin çözümünde Tüketiciyi Destekleme Derneğimizin çalışmalarına gönüllü destek veren nitelikli insanların önemli katkıları olmuştur, olmaktadır.

Sonuç olarak; zamanın altın gibi değerlisi olan bu günlerde, bayram sevinç ve coşkusunu toplumla birlikte duymak, bayramın feyiz ve bereketiyle yakınlarımıza daha hoşgörülü olmak, sevgiyi, saygıyı gönüllerimizde daha içtenlikle yaşamak ve yaşatmak suretiyle,  bayramı daha iyi idrak etmek niyet ve gayreti içinde olmalıyız. Ki ondan hisse alıp, onun mana ve önemine uygun yaşayabilenlerden olabilelim. Hemşerilerimin ve bütün inananların Mübarek Kurban Bayramlarını tebrik eder, bu vesileyle nice bayramlara sağlık ve esenlikle hep birlikte ulaşabilmeği Yüce Allah’tan diler, selam, sevgi ve saygılarımı sunarım.

Tabii ki yaklaşan Mübarek günlere yukarıda arz etmeye çalıştığım bazı hazırlıklar yapılacaktır. Fakat bunlardan daha önemlisi de milletçe birliğe, beraberliğe, kardeşliğe, büyük küçük buluşup akrabalık ve komşuluk ilişkilerini güçlendirmeye yönelik hazırlıklar yapıldığında,  bayramlaşmanın mana ve ruhuna uygun en güzel bir şekilde idrakine ve yaşanmasına vesile olunması şüphesiz çok kıymetlidir.

%d blogcu bunu beğendi: